top of page
Saray
Image by Wander Creative
Antik Yapısı
Image by Daniel H. Tong
istanbul-turkey-sea-buildings-4k_1538067
Türkiyedeki-Tarihi-Yerler.jpg
Saray
Image by Wander Creative
Antik Yapısı
Image by Daniel H. Tong
istanbul-turkey-sea-buildings-4k_1538067
Türkiyedeki-Tarihi-Yerler.jpg

Türkiye Selçukluları Döneminde Çepni Türkmenlerinin İsyanları


Oğuzlara mensup olan Çepniler, yirmi birinci boya tekamül ederler. Üç Ok kısmından olmakla birlikte Gök Han’ın oğlu Çepni’den türemişlerdir. Çepni ismi “nerede düşman görse savaşan” anlamına gelmektedir. Sembolü sungur kuşudur. Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu Çepni’nin askeri teşkilat ile ilgili bir unvan olduğunu belirtmektedir. Çepnilerden ilk bahseden kaynak Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî’nin Camiüt Tevarih adlı eseridir. Bu boy savaşçılık ve bahadırlık özellikleriyle bilinmektedir. Anadolu’ya Moğol istilasının önünden kaçarak geldikleri bilinmektedir.





Horasan’da bulundukları sırada Alevi-Bektaşi özellik kazandıkları bilinmektedir. Bir rivayete göre buradan gelirken beraberlerinde Hacı Bektaş-ı Veli’yi de getirmişlerdir. Anadolu’da bulunan Çepni halkı genel olarak Giresun, Tirebolu, Görele’ye bir kısmı da İzmir ve Balıkesir bölgesine gitmişlerdir. Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli bir rolleri vardır. 16.yüzyıl Anadolu’sunda Çepnilere ait yaklaşık 45 bölge adı bulunmaktadır. Bu durumun Babai İsyanı ve Moğol tahakkümü ile ilgili olduğu varsayılmaktadır. Bektaşi’liğin ilk müritleri bu bölgeden olmuştur.


Trabzon Rum Devleti, 12.yüzyılın ikinci yarısından itibaren Doğu Roma ile ilişkilerinin gergin olmasından mütevellit kendine yakın bölgede bulunan Türkmenlerin ilerleyişini engelleyememiştir. Çepniler, Türkmen ve Moğol isyanlarıyla boğuşan Selçuklu’nun otorite yoksunluğundan faydalanıp Doğu Karadeniz bölgesinde büyümeye başlamış nüfus yapısını değiştirmiştir. Bahsi geçen bölge Türkleşmeye mecbur bırakılmıştı. Vadilerden ve dağ aralarından ilerleyen Çepniler sahillere kadar inmiştir.


13.yüzyıl Anadolu’sunda Karadeniz bölgesini korumak bu topluluğa kalmıştır. Çepniler, 1279’da Sinop’u almaya yeltenen Trabzon Rumlarına engel olmuştur. Bahsi geçen boy Canik ilinden Trabzon’a kadar olan bölgede Hristiyan dinine mensup olan Çan adı verilen bir kavimle savaşarak bölgeyi Türkleştirmeye çalışmıştır. Ordu yöresinde Hacı Emir Beyliğinin onlar tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Çanlılar, Komnenos Hanedanlığıyla mücadele halindeydi. Selçuklular Trabzon Rum Devleti’nde Canik demekteydi.







Moğolların Selçuklu’yu yani Anadolu’yu istilası esnasında Trabzon Rum Devleti hakimi Georgios 1277’de Sinop Limanına kadırgalarla saldırı düzenlemiş burada Çepni Türkmenleriyle karşılaşmasında galip gelen taraf Türkmenler olmuştur. Bu savaşta Trabzon Rumlarının donanma kuvvetleriyle güçlü olmasına rağmen kazanılması dikkat çekicidir.


Çepniler 12.yüzyıldan başlamak üzere Harşit Çayı’nın da bulunduğu vadiyi ele geçirmişlerdir. Türkmenlerin Sinop’un doğusuna doğru ilerlediği dönemde Georgios, onlara karşı bir nevi temizlik harekâtı başlatmıştır. Tauresion bölgesindeki mücadelede imparator Çepnilere esir düşmüştür. Bu hiç şüphesiz Türkmen kitlelerinin Karadeniz’in orta ve doğu kısımlarında ne denli etkili olduklarını göstermektedir. Selçuklu Devleti için büyük tehlike teşkil eden Cimri İsyanının patlak vermesi, Karamanoğullarının Konya üzerine yürümesi Trabzon Rumlarına bekledikleri fırsatı sunmakla birlikte Sinop’a saldırı düzenlemişlerdir. Çepniler burada onları yenilgiye uğratmışlardır.





Alaeddin Siyavuş diğer bir adıyla Cimri’nin isyanı ile birlikte Türkmenlerin Moğollara karşı sert tavrı daha da katılaşmıştır. İlhanlı devlet adamlarından Şemseddin Cüveyni, Anadolu sahasına geldiğinde Karadeniz bölgesinde bulunan Türkmen grupları çizgiye getirip itaat altına aldığı için taltif edilmiştir. Çepnilerin bölgedeki faaliyetleri Türk hakimiyetini artırıcı etki sağlamıştır. Türkmenlerin gayretkeş mücadeleleri Türkiye Selçuklu Devleti’ne hem yararlı hem zararlı olmuştur. Yararlı faaliyetlerinden en önemlisi Anadolu’nun Türkiye olarak kalmasında ve bayındır hale gelmesinde emeklerinin olmasıdır.



KAYNAKÇA

- İbrahim Tellioğlu, Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz’de Türkler, s.113 - İbrahim Tellioğlu, a.g.e, s.114

- İbrahim Tellioğlu, Osmanlı Hakimiyetine Kadar Doğu Karadeniz’de Türkler, Sarander Yayınları, Trabzon, 2007, s.111

- Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, s.530

- Faruk Sümer, Çepni, DİA - Faruk Sümer, Oğuzlar Tarihleri-Boy Teşkilatları Destanları, s.323-326

- Ali Çelik, Çepnilerin Anadolu’nun Türkleşmesindeki Yeri ve Önemi, Türkler Ansiklopedisi, s.312 - İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, s.222

- Mehmed Fuad Köprülü, Tarih Araştırmaları I, Akçağ Yayınları, Ankara, 2006, s.23



Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page