top of page
Saray
Image by Wander Creative
Antik Yapısı
Image by Daniel H. Tong
istanbul-turkey-sea-buildings-4k_1538067
Türkiyedeki-Tarihi-Yerler.jpg
Saray
Image by Wander Creative
Antik Yapısı
Image by Daniel H. Tong
istanbul-turkey-sea-buildings-4k_1538067
Türkiyedeki-Tarihi-Yerler.jpg

Kurtuluş Savaşı’nda Basının Etkisi

Basının görevleri insanları bilgilendirmek ve onların dertleri anlatmaktadır. Bir başka görevi de yönetenler ile yönetilen arasında aracılık yapmaktır. Bu yazımda size basının Kurtuluş Savaşı’nda basının durumunu, gazetecilerin nasıl haber yaptıklarını anlatacağım.


Kurtuluş Savaşı zamanı Türk basını ikiye bölünmüştü. Birincisi Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen ve milliyetçi yazılar yazan Anadolu basını, diğeri de Mustafa Kemal ve arkadaşlarına iftiralar atan manda ve himayeyi savunan İstanbul merkezli basın. Bu dönemde gazeteler mürekkep, kağıt ve baskı makinesi sorunları yaşamıştır. Genellikle 2 sayfadan oluşan gazeteler çıkmıştır.

İstanbul işgal kuvvetlerin elinde olduğu için Milli Mücadele’yi savunan gazete bulmak mümkün değildi. İstanbul Hükümeti de Kurtuluş Savaşına karşı çıkan gazetelere destek çıkmaktaydı. İstanbul basınında Kurtuluş mücadelesi hakkında büyük bir sansür hakimdir. Erzurum Kongresi ve Sivas Genelgesiyle alakalı haber bile girilmişti. Bu sansürler 1. ve 2. İnönü zaferiyle devam etti.





Adana’da Ali İlmi tarafından Fransızlardan maddi destek alınarak Ferda Gazetesi gazetesini çıkarılmıştır. Bu gazetede işgal kuvvetlerini övücü ve destekleyici yazılar çıkmıştır. Milli Mücadele taraftarına tam tersine küçümseyici bir tavırla yaklaşıyordu. Milli Mücadelenin destek bulmadığı hakkında haberler yayınlanıyordu. Mustafa Kemal Nutuk’ta Ferda gazetesinden bahsetmiştir. Nutuk’ta gazete hakkında ‘İşgal zamanında Adana’da Ferdâ namında, Kuva-yı Milliye aleyhinde, bir ecnebi gazetesi intişâr ediyordu. Bu gazete mahza, Anadolu efkâr-ı milliyesini iğfâl ve izlâl maksadıyla ve bizim aleyhimizde hezeyanlarla mali sütunlara mâlik idi. Bittabii bu gazetenin dahile girmesine mumanaat ettik. Fakat bu gazetenin memlekete okunmasını elbette faydalı gören Ali Rıza Paşa kabinesinin Dahiliye Nâzırı Cemâl Paşa’nın mükerreren tezkiye eylediği Damat Şerif Paşa, Ferdâ gazetesinin, bu zehirli paçavranın, serbesti-i duhulüne mümanaat olunmaması için emirler vermişti. Bu sebeple, Şerif Paşa a’nın arkadaşı Cemâl Paşa’nın 3 Kanunuevvel 1919’da nazâr-ı dikkatini celbettik.” ifadelerine yer vermiştir.


İngiliz The Times gazetesi Kurtuluş Savaşı’nı yakından takip etmek için İstanbul’a muhabirler yollamıştır. Ayrıca The Times, Mustafa Kemal’i kötüleyecek şekilde yazılar yazılmıştır. Ankara Hükümeti’nin Başta Milli Mücadeleye çok ciddiye almasalar da düzenli ordunun kurulmasından ardından Ankara Hükümeti’ni ciddiye almaya başlamışlardır.


Basının önemini iyi bilen Mustafa Kemal mücadelenin Anadolu’nun dört bir yanda sürmesi için gazeteleri kullanmıştır. Sivas Kongresi sırasında İrade-i Milliye gazetesini çıkarmaya başlamıştır. Bu gazetenin kurulma amacı Milli Mücadele karşıt politikasına yanıt vermek, Milli Mücadelenin amacını ve önemi anlatmaktadır. İrade-i Milliye, Sivas Kongresinin bitişinin ardından yayın hayatına Sivas’ta devam etmiştir. Yerine Kurtuluş Savaşı’nı basın organı olarak Hâkimiyet-i Milliye gazetesi kurulmuştur. Bu gazetede Mustafa Kemal köşe yazarlarında bulunmuştur. Gazetenin sloganı olarak “mesleği milletin iradesini hâkim kılmaktır” belirlenmişti. Bu gazetede Kurtuluş Savaşı ile gelişmeler ve bildiriler yayınlanıyordu. Yine Anadolu’nu çeşitli yerlerinde Milli Mücadeleyi destekleyen gazeteler kurulmuştur. Açıkgöz, İzmir’e doğru, Yeni İzmir bu gazetelerden bazılarıdır.


Mustafa Kemal, Milli Mücadele zamanı yabancı gazetecilere sık sık bir araya gelmiştir. Onlara röportajlar ve görüşmeler gerçekleştirmiştir. Bu sayede Kurtuluş Savaşı’nı sadece yurt içinde değil uluslararası alanda da tanıtımı yapıyordu. Gazetecilere ‘Misak-i Millînin öneminden bahsediyordu.


Milli Mücadele döneminde basın büyük sansüre uğradığı için basının başka bir yönü olan mizah dergileri çok etkili olmuştur. O günün toplumun okuma-yazma oranın düşük olduğu da unutmayalım. Karikatürler genellikle Yunan kuvvetleri alaya alır şekilde çizilmiştir. Bu dönemde ki önemli gazeteler Sedat Semavi’nin çıkardığı ‘Güleryüz’ ve Refik Halid Karay’ın çıkardığı “Aydede” gazeteleridir. Güleryüz, Milli Mücadele yanlısı tutum çizerken Aydede ise işgali destekleyen yayınlar çıkarmıştır. Güleryüz gazetesi Mustafa Kemal’i ve Türk askerlerini üstün bir tavırla çizmiştir. Örnek olarak Mustafa Kemal Paşa’yı ağrıyan dişi çeken bir dişçi olarak çizilmiştir. Başka bir örnekte ise açan bir güneş olarak tasvir edilmiştir.





Ajans faaliyetlerin önemini bilen Mustafa Kemal, 6 Nisan 1920 tarihinde Yunus Nadi ve Halide Edip Adıvar’la birlikte Anadolu Ajans’ını kurmuştur. Ajansın kuruluş amacı Milli Mücadeleyi ve TBMM faaliyetlerini yurtta ve dünyada duyurmaktadır. Anadolu Ajans’ın ilk haberini Mustafa Kemal yazmıştır. Haberde "İslam'ın canevi olan Osmanlı Saltanatı merkezinin düşman işgaline geçmesi, bütün ülke ve ulusumuzun en büyük tehlikeyle karşılaşması sonucu olarak bütün Rumeli ve Anadolu'nun giriştiği ulusal ve kutsal savaşım sırasında, Müslüman kişilerin iç ve dış en doğru havadisle aydınlanmalarının zorunlu bir gereksinme olduğu önemle göz önüne alınmış, bunun sonucu, burada en yetkili kişilerden oluşan bir özel kurul yönetiminde, Anadolu Ajansı (AA) adı altında bir kurum kurulmuştur. Anadolu Ajansı'nın en hızlı araçlarla vereceği havadis ve bilgi aslında Temsilciler Kurulumuzun belgeli ve asıl kaynaklarının sonucu olacağı için bu ajans bildirimlerinin oraca ve özellikle Müdafaa-i Hukuk örgütümüzce dahi seçilecek caddelere ve toplanılacak yerlere asılması, dağıtımı, dahası bucak ve köylere dek ulaştırılması yolunda, olabildiğince çok yayınlanabilmesi için ivedili düzenlemeler yapılması, sonucundan da bilgi verilmesi önemle rica olunur." İfadeleri yer almaktadır.


9 Eylül 1922 günü Türk ordusunun İzmir’e girmesi sonuncunda Kurtuluş Savaşı karşıtı gazeteler kapatılmaya başlamıştır. Bu sırada Milli Mücadele yanlısı gazeteler ise tirajları artırmıştır.


İşte Kurtuluş Savaşı’nda basınımızın durumu böyleydi. Yaklaşık 100 yıl geçmiş olsa da teknolojiler gelişip. Radyo, televizyon ve internet basını daha etkili hale gelse de basınımızın durumu hiç değişmedi.

Kaynakça

https://open.metu.edu.tr/bitstream/handle/11511/58373/14.pdf


Comments


Yazı: Blog2 Post
bottom of page